bugün

entry'ler (154)

n11 com

içeriğinde pekçok market-mağaza bulundurduğu için ürün satın almadan önce iyi araştırma yapılması ve alışveriş yapılacak mağaza hakkındaki yorumların okunması gerekir. 3 yıldır kullanıyorum hiç sorun yaşamadım; hızlı kargo, ucuz ve genelde kaliteli ürünlerle karşılaştım. tabii 300 lira ve üstü alışverişler yapmadım, zaten bu tarz pahalı sayılabilecek ürünler alacaksanız internetten alışveriş yapmayı pek de önermem şahsen. fakat ufak tefek ıvır zıvırlar konusunda hayat kurtarıcı olabiliyor; mesela 3 tane 300 ml’lik bio true lens solüsyonunu 50 tl gibi komik bir rakama aldım (eczanelerde tanesi 40-50 tl). bu tarz ıvır zıvır konusunda tek geçerim, ne dükkan dükkan dolaşmanıza gerek var ne de kazıklanmaya. fiyatlar gayet uygun.

en güzel kitap isimleri

başlığın “en güzel kitapların isimleri” değil de “en güzel kitap isimleri” olması ve bazı arkadaşların “muhtemelen şunu anlatıyordur” yorumları biraz da üzdü beni. kürk mantolu madonna demiş biri, evet çok güzel bir isim ama aklıma “madonnanın hayatını okumak güzel olabilir” diyen ünlülerimizi getirdi, gene hüzünlendim. herhangi bir eleştiri yok, sadece gözüme çarpan bir iki şeyi açmak istedim. bana göre;
yüzyıllık yalnızlık
sineklerin tanrısı
gazap üzümleri
godot’yu beklerken
beyoğlu rapsodisi
milena’ya mektuplar
ilk beşini okudum, üzerinde konuşmak/bir şeyler sormak isteyen varsa mesaj gönderebilir.

akp ye oy verme nedenleri

ortadoğunun lideri olmuşuz. ortadoğuda ne lideri oldun ülkeler savaştan kendi başını yiyor, yarın yaşayıp yaşamayacakları bile belli değil.
-“çalıyor ama çalışıyor”
pazardaki esnaf 2 kuruş sizi kazıklayınca adamı dövmekten beter ediyorsunuz, çalmadan çalışanı da yüceltin. müslümansanız çalmayanı, dürüst olanı yüceltirsiniz. ben de it gibi çalışıyorum ama hiçbirinde çalmıyorum. neden benim emeğimi çalan birine sırf çalıştığı için oy vereyim? 3. köprüyü yaptı, geçen yok. parasını da biz ödüyoruz. nasıl bir çalışmaksa.
-“muhalefet zaten kazanamaz”
bir önceki seçimde akp kaybetmişti, sadece muhalefet görevini yerine getiremedi.
-“muhalefet önceden camilere hede hödö yaptı”
really? bu kadar haber kirliliği varken neden sadece inanmak istediğinize inanıyorsunuz? biraz geleceğe yönelik düşünsek ya? “o bunu yaptı, bunu etti” mantığıyla, yalan yanlış haberlere bakıp geçmişi değerlendirerek ülkeyi yönetecek (gelecek zaman kullanımına dikkat) kişiyi seçiyorsunuz. geçmiş illa ki önemlidir, ama geçmişe odaklanırsanız geleceğinizi çöpe atmış olursunuz.
göz göre göre yalan söyleyen birini seçip müslümanım diye geçinmeyin artık, lütfen.

ağız kokusu

öncelikle, ağız kokusu oluşumunun çok kolay olduğunu bilmemiz gerek. herkeste olabilir, hatta herkeste oluyor. ağzımızı nasıl temizlememiz gerektiğini bilmiyoruz bence millet olarak. bu sorundan kurtulmak için önce kabullenmeliyiz. sadece sarımsak soğan değil; aç karnına içilen çay, kahve, ağzın (özellikle kahveden sonra) kuru kalması da ağız kokusu yapabiliyor. bazı öneriler;
-öncelikle çantamızda mutlaka su ve naneli sakız/şeker bulundurmamız gerekiyor. biriyle görüşmeden veya gideceğiniz yere varmadan 5 dakika önce mutlaka kullanmanızı öneririm.
-kahve içtikten sonra diş fırçalayamıyorsak naneli sakız-şeker, hiç olmadı bolca su.
-ağız kokusu konusunda elden hiçbir şey gelmiyor ise yakın temas konusunda dikkatli olmak gerek. arkadaşınızla buluşma veya veda sarılmalarında suratına hiçbir halükarda nefes hohlamayın, o anda nefesinizi daima tutun her ihtimale karşı. kendinizde ağız kokusu hissediyorsanız ağzınızı açmadan gülümseyebilirsiniz yakın temaslarda.
önemli konu, diş nasıl ve ne zaman fırçalanır?
-uyumadan önce ve dışarı çıkmadan önce mutlaka fırçalanmalı. sabah uyanınca ağız kokusu illa ki olur, fırçalamadan evden çıkmak demek bütün gün boyunca insanların içinden size sövmesi ve sizden tiksinmesi demek. 5 dakikanın ekonomisini yapmayın, diş fırçalamaktan çaldığınız 5 dakika sosyal hayatınızda pekçok değerli 5 dakikaları kaçırmanıza sebep olabilir. özellikle sevgili durumlarında.
-diş nasıl fırçalanır? arkadaşlar bunu diş hastanesinde 3-4 yıldır çalışan kuzenimden öğrendim, her diş sırasıyla 10 saniye fırçalanır. tek tek, öyle gelişi güzel fırçayı savurmayın, tek tek her dişi 10 saniye fırçalayın. sonra diş arkaları ve etleri. ve dil fırçalamak çooook önemli. sanki içinde kum var da dışarı atıyorsunuz gibi dışarı doğru fırçalayabilirsiniz. dilin altını ve biraz damağı da fırçalamayı unutmayın. diş macunu ağzınızı kurutuyorsa ardından 1 bardak su içebilirsiniz. diş hastanesinde çalışan kuzenim diş ipinin en etkili yöntem olduğunu söylemişti ağız bakımında. diş fırçalamadan, hatta hastanedeki diş temizleme araç gereçlerinden bile daha etkili. minicik bir ip, ben kullanamadım o ayrı. aklınızda bulunsun. benden bu kadar. sağlıklı gülüşler!
edit: ağız kokusu küçük bir sorun değil bu arada, sosyal anlamda büyük bir sorun. misal benim burnum koku konusunda hiç hassas değildir, kötü kokulara bile az çok dayanıklıyım ama bazı insanlar aklıma gelince 2. aklıma gelen şey direkt ağız kokuları oluyor, aklımda ikili combo şeklinde yer etmişler resmen. onlar ve ağız kokuları. bu insanlardan birinin sevgiliniz olabileceğini ve o kokulu ağızları her dakika öpeceğinizi düşünün. şimdi problem gözünüze daha büyük göründü değil mi? ağız kokusu sorunu olan arkadaşlar, ihmal etmeyelim derhal harekete geçelim! olmadı diş doktoru bizi bekler.

biletix

ne kadar saçma bir ülkede yaşadığımızın kanıtı olan site. sosyal aktiviteler için biletler genelde buradan satışa çıkıyor, yani sosyal bir aktiviteye katılmak istiyorsanız bu siteyle haşır neşir olmak zorundasınız.
konser biletlerine "hizmet bedeli" gibi saçma sapan bir ücret yansıtıyor. atıyorum konser 60 tl ise, hizmet bedeli ile konser 66 liraya geliyor. üstelik bu hizmet bedelini sadece bilet alma aşamasında görebiliyorsunuz, yani bileti almaya başlamadan önce sanki 60 tl ödeyecekmişsiniz gibi gösteriliyor. hangi hizmetin bedeli bu (bkz: hangi günahın bedeli bu) derseniz eğer, yazıcıdan bir tane götü boklu kağıt çıkartmanın bedeli 6 tl. eğer biletler eve gönderildiği için 6 tl eklendiğini düşünüyorsanız maalesef öyle olmuyor (keşke öyle olsa), gidip biletleri kendiniz almak zorundasınız, eğer evinize kargolatılmasını istiyorsanız tekrardan yaklaşık 10 tl daha ödemelisiniz.
bundan daha da saçma bir durum; hızlı bilet seçeneğinde (ki seçenek bile değil aslında, bazen sizi bu seçeneği seçmeye zorunlu bırakıyor, yani bunu size dayatıyor). hızlı bilet "dayatmasında", biletleri size pdf olarak gönderiyor ve yazıcınızdan çıkartmak zorunda bırakıyor. kendi paranızla aldığınız yazıcınızı, mürekkebi, bilgisayarı ve dosya kağıdını kullanıyorsunuz ve yine de hizmet bedeli ödüyorsunuz. yani olmayan bir hizmetin bedelini ödetiyorlar size. yazıcıdan bilet çıkartmak eğer biletixin ek hizmet olarak görüp ücret istediği bir durumsa, biletixin asıl görevi nedir, sorgulamak gerek. ülkede sosyal aktivitelere katılım için en çok kullanılan site bildiğiniz size haraç kesiyor, sizin cebinizdeki parayı soyuyor, bu soyguna utanmadan hizmet diyor bir de. eğer işe yarayacaksa, haram olsun o aldığınız para sizin, boğazınızdan geçmesin inşallah.
arkadaşlar siz de ne bonkörsünüz açlıktan ağzımız kokuyor ama üçün beşin hesabını yapma diye diye ülkede tüm şirketler tepemize bindi o arkasını aramadığınız üç beş lirayla. o siteden 1 milyon kişi alışveriş yapsa 3 milyon lira kazanç sağlamış oluyorlar ki 1 milyondan çok daha fazla, ülkede en çok adı geçen siteden bahsediyoruz. arayın şu hakkınızı da hepimize koyun muamelesi yapmasınlar artık. sizin olan 3 tl'yi resmen kendi haklarıymış gibi aksettiriyorlar ve siz de onları süründürmek yerine öküz öküz bakıyorsunuz. milyonlarca parası olan sanatçılar 1 lira için dünyayı ateşe veriyor biz sadece susuyoruz, götümüz boklu ama zenginiz triplerine doyamadık. sonra neden kirayı ödeyemiyoruz, neden yemek yemeye para kalmadı, neden 5 aydır aynı donu giyiyoruz.

esnaf

dünyanın en çıkarcı mesleği. bir şey satın almıyorsanız suratınıza bile bakmaz, merhaba bile demez. abartmıyorum. siz insan gibi davranmayı öğrenene kadar yaşasın avmler. 20 lira fazla veririm en azından insan gibi muamele görürüm.

esnaf

türkiyede en kaba ve en saygısız konuşan kişileri barındıran meslek. herhangi bir resmi kuruluşa bağlı olmadıkları için klasik bir türk gibi davranırlar, saygısız, görgüsüz, öküz. çok makul bir şey sorarsın, azarlaya azarlaya cevap verir. öfler püfler, sanarsın bedavadan hizmet veriyorlar. kapitalizme şükrediyorsun bazen, işinizi halledebelieceğiniz kurumsallaşmış büyük şirketler var ve zorunlu da olsa personelleri size insan gibi davranıyorlar. umarım hepiniz aç kalırsınız bu öküzlükle.

birine entry yoluyla mesaj vermek

güzel bir ayar niteliğindeyse, mesajı alan kişinin entrysini silmesine sebep olabilecek aktivite.

veganlar sevişmez mi sorunsalı

ince espri yapıcam derken sıçıp batıran, saçma ile ince arasındaki farkı çözemeyen yazar beyanatı. zihinlerini biraz daha dolu bir şey için çalıştırsalar bilim ve teknolojide uçmuştuk.

veganlar sevişmez mi sorunsalı

siz harbi gerizekalı olmalısınız. bu başlık gerçekse komik, şaka ise de çok ciddi çünkü.

unisex isimler

"evet" olabilir mesela.

eski sevgiliye yazmamak icin bir neden

sevgilisinin olması.

yeni bulunan gezegene isim önerileri

gezegensu.

yastıkla mastürbasyon yapan kız

elleri mastürbasyondan nasır tutmuş sivilceli ergenleri heyecanlandıran kızdır.

terazi burcu erkeği

çok iyi davranırlar ama kaypaktırlar. size sulu zırtlak aşıkken 2 ayda anında bir başkasına aşık olabilirler. ciddi ilişki isterler ama bir o kadar da gözleri dışarıdadır. ama "iyi sevgili"yi öyle iyi oynarlar ki ne bok olduğunu bile bile özlersiniz.

terazi burcu erkeği

çok iyi davranırlar ama kaypaktırlar. size sulu zırtlak aşıkken 2 ayda anında bir başkasına aşık olabilirler. ciddi ilişki isterler ama bir o kadar da gözleri dışarıdadır. ama "iyi sevgili"yi öyle iyi oynarlar ki ne bok olduğunu bile bile özlersiniz.

ilk buluşmada bu ilk buluşmamız mı diyen kız

olmayan kızdır. ya siz manyak mısınız kim der bunu?

yengeç burcu erkeği

ağzı iyi laf yapan, çenesini alt etmesi neredeyse imkansız erkektir. canını yakarsanız, o da sözleriyle canınızı yakar. nereden vurması gerektiğini iyi bilir çünkü. evet duygusaldır ama sanıldığı kadar da mıymıntı değildir aslında. duygularının kuvvetini gözyaşlarından değil çatal dilinden anlarsınız genelde.

dinle alay eden insan

dinlemiyorum.

şort giyip kendine erkek diyen tip

sözlükteki kekoları kızdırmış kişidir. günde zibilyon tane "hede hödö yapan kız" ve "hede hödö yapan erkek" diye başlık çıkıyor, bu kadar yadırgamayın insanları. başka işlerle uğraşın birilerini çekiştirmek yerine. her insan sizin gibi sürü psikolojisi ile hareket etmek zorunda değil. adam beğeniyorsa şort da giyer mini etek de. sana mı kaldı bunun sorgusu yahu?